‘’ Başka bir dünya mümkün ‘’ değildir

’ Başka bir dünya mümkün ‘’ değildir, çünkü:

‘’Başka bir dünya mümkündür’’ diyenler ;

Hem başka bir dünya isteyip hem de bu dünyanın tüketim nimetlerinden faydalanmaktan vazgeçmeyi düşünmedikçe,

Özel mülk, ayrıcalık ve iktidar talep etmenin gayrı meşru olduğunu kabul etmedikçe,

Çekirdek aile kurup, kendi özel mülk ve iktidar alanını örgütlemeyi sürdürmekten vazgeçmedikçe,

Hali hazır dünyada edindiği, konum, durum, bilgi,  meslek vb. ile edindiği ayrıcalıkları meşru görmeye ve bu ayrıcalıkları hak ettiğini düşünmeye devam ettikçe,

Geçmişten bugüne gelen tarif ve tanımı yapılmış kimlikleri sahiplenmeye, onları savunmaya, mülk edinmeye devam edip, bu kimlikleri bir marifetmiş sanmaya, hatta bu kimliklerin içinde dönüştürücü imkanlar olduğu sanrısıyla bir şeyler aramaktan vazgeçmedikçe, ve bir kimlikle kendini tanımlamaya ihtiyaç duymaya devam ettikçe,

Kendi kişiliğinin oluşturulmuşluğunu görmeyip, duyguları, düşünceleri, hazları, arzuları, kaygıları bu oluşturulmuşluğun zihniyet kabul ve kalıpları tarafından şekillendirilmiş ve mülk edindiği mevzular olarak ele alıp kendine karşı eleştirel bir tutum takınmadıkça,

Kurduğu ilişkilerde hiyerarşik akıl düzenekleri içinde kalarak kategoriler oluşturan aklına karşı eleştirel yaklaşmadıkça,

Özel alan talebinin ne anlama geldiğini eleştirel bir yaklaşımla ele almadıkça,

Kendisine vaat ettiğini başkasına da vaat etmesi gerektiğini düşünmedikçe,

Başkalarının iktidarı- gücü kadar, kendisinin kabullendiği güçsüzlüğün de kendisini bugünkü dünyaya teslim olmaya zorladığını kabul etmedikçe,

İçinde bulunduğu dünyanın yarattığı kabul ve kalıpların çizdiği sınırlar çerçevesinde kendini ele alıp olanakları bunlara göre tarif ettiğinin farkına varıp, bedeni ve zihni ile yeni bir ilişki tarif etmesi gerektiğini görmedikçe

Başka bir dünyanın bugünden detaylarıyla tarif edilemeyeceğini kabul edip belirsizliklerle yürüme cesareti göstermedikçe,

Sadece karşı çıkmanın değil, kurmanın, kurucu bir irade ortaya koymanın önemini kavramadıkça, bu kurucu iradenin başkalarıyla bir yaşam ortaklığını gerektirdiği ve hemen şimdi adım atılmasının önünde kendisi dışında bir engel olmadığının farkına varmadıkça,

Başka bir dünyanın geleceğin konusu değil, hemen şimdinin konusu haline getirilmesi için kafa yorup adım atmadıkça ve bu çabayı başkalarına havale etmekten vazgeçip kendisi üstlenmedikçe,

Zaten, ‘’ başka bir dünya mümkün’’ demeyenler dünyanın başka olmasıyla ilgili olmadıklarından,  ‘’mümkün’’ diyenler de yukarıda saydıklarımızı yapmaya devam ettiklerinden ‘’ başka bir dünya mümkün’’ olmayacak, bu söz de boş bir klişe ve temenni olarak kalmaya devam edecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir