NASIL BİR KOOPERATİF TAHAYYÜL EDİYORUZ

Kooperatifçilik geçimsizlik ruhuna aykırıdır. O yaratıcıdır ve dünyanın bütün halkını-iş, ırk, din veya toplumsal duruma bakmadan-kendisine katılmaya ve onun yönetiminde eşit haklardan faydalanmaya çağırmaktadır.

NASIL BİR KOOPERATİF TAHAYYÜL EDİYORUZ!

Kooperatifin kelime anlamı ortaklaşa iş yapmak olarak tanımlanır. Bununla birlikte, temelinde yardım, dayanışma duygusu ve iş başarma amacı olan ortak hareket etme, kendi kendine yardım etme, ortakların menfaatini koruma gibi anlamlara gelmektedir.

Kooperatif kendi başına çözücü geliştirici, kurucu bir yapı değildir. Bileşenlerinin göstereceği irade ve kendini var edeceği ilkeler onu kurucu bir faaliyete yöneltebilir. Şüphesiz bizim de yönelimimiz budur. Bu yönelimin iradesi ve ilkeselliği üzerine düşünmeliyiz. Oluşturulacak irade ve ilkesellik aynı zamanda bir projeksiyonla birleştirilmelidir. Yeni bir toplumsallık tarif etmek ve oluşturmaktan bahsettiğimiz yerde, bu toplumsallık tahayyülümüzün içinde konumlanan bir projeksiyona sahip olmalıyız. Bu projeksiyonun sınırları nelerdir, neler olmalıdır? Bu bir kapsam tartışmasıdır, bir toplumsallık tahayyülü içinde kooperatifin nerede konumlanacağını tarif etmektir. Ve nasıl ilişkiler kuracağının, diğer insanlarla nasıl ilişkileneceğinin de tarifini içerir.

Yeni bir toplumsallık tarifi ve bunun nasıl geliştirileceği tartışması derinleştirilmeye muhtaçtır. Parça parça yürütülen çok tartışma mevcut dünyada. Atılan adımlar, geri adımlar, çözülüşler vb. Bunlara dair bilgilenmek nelerin olmayabileceği konusunda zihin açıcı olacaktır. Temel sorunlar nelerdir olduğuna dair sorular oluşturmak cevapların inşasını kolaylaştıracaktır.

İktisadi ve toplumsal kültürel iklimin birlikte oluşturulacağı, bir başka deyişle iktisadın ve toplumsal kültürel iklimin birlikte demokratize edilme derdine düşüleceği bir zemin kurma faaliyeti, toplumsalın ve kültürel iklimin değişiminin daha zor geriden gelen bir seyir izleyeceği gerçeği baştan bir kabul edilmesi gereken zorluktur. İktisat konumlanışı gereği öncelenecektir, ve her zaman deformasyona açık olma hali demektir. İktisadi faaliyetin merkez olma, merkeze alınma ve hizanın oradan alınma riski yüksektir. Dünyadaki örnekleri de bunu göstermektedir. Örneğin Mondragon Kooperatif hareketi bugün bu sorunu yakıcı biçimde yaşamakta ve kendi içinde bütün üyeler olmasa da bir kanat tarafından yaşanan soruna dikkat çekilmektedir. Üyelerin bir kısmı ise bunu sorun olarak görmemektedir ki bu da toplumsal kültürel iklimin oluşturulmasındaki eksikliğe delalettir.

Bu sorun kolayca aşılabilecek bir sorun değildir. Bu gerilimi ve tartışmayı sürdürme iradesini korumak birincilidir, bu sorunla mücadelede. Ve tabi sınırlar üzerinde de tartışmayı gerektirmektedir.

İçinden geldiğimiz kültürel iklim ve kabul dünyasının sınırlayıcılıkları ile düşündüğümüzü bilmeliyiz. Bu yine içinden geldiğimiz muhalif kültür için de geçerlidir. Muhalif kültürün muhafazakarlığı es geçilebilecek bir konu değildir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir