NASIL BİR KOOPERATİF TAHAYYÜL EDİYORUZ

Kooperatifçilik geçimsizlik ruhuna aykırıdır. O yaratıcıdır ve dünyanın bütün hakkını-iş, ırk, din veya toplumsal duruma bakmadan-kendisine katılmaya ve onun yönetiminde eşit haklardan faydalanmaya çağırmaktadır

BAYRAMİÇ DEĞİŞİM ÜRETİM VE PAZARLAMA KOOPERATİFİ

Tarımsal amaçlı kooperatifler kuruldukları bölgenin tarım yapısına paralel olarak çalışma konularını belirlerler ve belli bir ihtiyacı gidermek üzere kurulurlar. Topluma karşı mesuliyet hissiyle kurulmuş bir sosyal girişim örneği olan kooperatifimiz, Bayramiç bölgesinde sosyal bir amaç olarak gördüğü kır-kent, üretici-tüketici sorunlarına ait sosyal ve ekonomik problemleri yeni bir toplumsallık iddiasıyla çözüm yöntemleri geliştirerek, ekonomik değeri olan etkinliklerin bir vasıta olarak değerlendirildiği ve bu faaliyetlerden sağlanan kazancın yine bu sosyal amaca yönlendirildiği kar amacı gütmeyen bir yapıdadır. Kooperatifimiz geleceğe yönelik misyonlar oluşturabilme, ortaya konan misyonları hedefe dönüştürebilme ve süreç boyunca sorun giderme yöntemlerini işletebilme amaçlarını kısa vadeli değil, uzun vadeli toplumsal yararları çoğaltma doğrultusunda tayin etmektedir. Bayramiç ilçesinde 2020 yılında kurulan kooperatifimiz tarımsal alanda (yaş sebze meyve, tahıl, tarımsal sulama, tarımsal alet ekipman tedariki, girdi temini, ürün işleme ve paketleme v.b.) faaliyet göstermekle beraber üretilen ürünlerin pazarlanması konusunda da faaliyet göstermektedir.

Bayramiç bölgesinde “birlikten kuvvet doğar” sözünün canlı bir ekonomik kanıtı olan Bayramiç Değişim Üretim Ve Pazarlama Kooperatifi kurulmasının temel amacı kooperatifin ortaklarının ve üyelerinin sahip olduğu ürünleri satın alarak bu satın alınan ürünlerin en iyi şekilde değerlendirilmesini sağlamaktır. Ürünlerin değerlendirilmesi olarak nitelendirilebilecek olan bu aşamada temel hedef ise üreticilerin kazanç miktarlarının artırılmasıdır. Bu amaca yönelik olarak Üretim Ve Pazarlama Kooperatifi tarafından ürünün perakende satış fiyatını mümkün olduğu kadar fazla şekilde üreticiye döndürme amacına yönelik olarak hareket edilir. Bu faaliyetler esnasında bir diğer amaç ise bu şekilde ürüne dair satış piyasasını düzenlemektir. Nitekim kooperatif tarafından yürütülen bu faaliyet ile üretim ve tüketim aşamasındaki fiyatlarda belirli bir istikrarın sağlanması da temel amaçlar arasında yer almaktadır. Üretim Ve Pazarlama Kooperatifinin bir diğer amacı kooperatif ortaklarının teknik konularda yayınlardan istifade etmesini sağlamaktır.

Kooperatifçilik anlayışımızda ferdi mutluluk değil sorumluluk tüm üyelerin ve giderek toplumun mutluluğu esastır. Bu kapsamda kooperatifimizin birincil amacı kooperatifin girdilerinde (tedariklemede), işleyişinde (üretiminde) ve çıktılarında (pazarlamada) verimliği ve etkinliği arttırmak suretiyle üyelerin ve toplumun refahına katkıda bulunmaktır.

Kooperatifimiz Bayramiç bölgesinde mevcut sosyal problemleri ortaya çıkararak o zamana dek keşfedilmemiş veya cesaret edilmeyen bir yöntemle problemlerin üstüne giden; yaratıcı, ısrarcı, hassas, gerçekçi davranışları ile farklılık oluşturan, toplumun güvenini ve desteğini kazanmıştır.

NASIL BİR KOOPERATİF TAHAYYÜL EDİYORUZ!

Kooperatifin kelime anlamı ortaklaşa iş yapmak olarak tanımlanır. Bununla birlikte, temelinde yardım, dayanışma duygusu ve iş başarma amacı olan ortak hareket etme, kendi kendine yardım etme, ortakların menfaatini koruma gibi anlamlara gelmektedir.

Kooperatif kendi başına çözücü geliştirici, kurucu bir yapı değildir. Bileşenlerinin göstereceği irade ve kendini var edeceği ilkeler onu kurucu bir faaliyete yöneltebilir. Şüphesiz bizim de yönelimimiz budur. Bu yönelimin iradesi ve ilkeselliği üzerine düşünmeliyiz. Oluşturulacak irade ve ilkesellik aynı zamanda bir projeksiyonla birleştirilmelidir. Yeni bir toplumsallık tarif etmek ve oluşturmaktan bahsettiğimiz yerde, bu toplumsallık tahayyülümüzün içinde konumlanan bir projeksiyona sahip olmalıyız. Bu projeksiyonun sınırları nelerdir, neler olmalıdır? Bu bir kapsam tartışmasıdır, bir toplumsallık tahayyülü içinde kooperatifin nerede konumlanacağını tarif etmektir. Ve nasıl ilişkiler kuracağının, diğer insanlarla nasıl ilişkileneceğinin de tarifini içerir.

Yeni bir toplumsallık tarifi ve bunun nasıl geliştirileceği tartışması derinleştirilmeye muhtaçtır. Parça parça yürütülen çok tartışma mevcut dünyada. Atılan adımlar, geri adımlar, çözülüşler vb. Bunlara dair bilgilenmek nelerin olmayabileceği konusunda zihin açıcı olacaktır. Temel sorunlar nelerdir olduğuna dair sorular oluşturmak cevapların inşasını kolaylaştıracaktır.

İktisadi ve toplumsal kültürel iklimin birlikte oluşturulacağı, bir başka deyişle iktisadın ve toplumsal kültürel iklimin birlikte demokratize edilme derdine düşüleceği bir zemin kurma faaliyeti, toplumsalın ve kültürel iklimin değişiminin daha zor geriden gelen bir seyir izleyeceği gerçeği baştan bir kabul edilmesi gereken zorluktur. İktisat konumlanışı gereği öncelenecektir, ve her zaman deformasyona açık olma hali demektir. İktisadi faaliyetin merkez olma, merkeze alınma ve hizanın oradan alınma riski yüksektir. Dünyadaki örnekleri de bunu göstermektedir. Örneğin Mondragon Kooperatif hareketi bugün bu sorunu yakıcı biçimde yaşamakta ve kendi içinde bütün üyeler olmasa da bir kanat tarafından yaşanan soruna dikkat çekilmektedir. Üyelerin bir kısmı ise bunu sorun olarak görmemektedir ki bu da toplumsal kültürel iklimin oluşturulmasındaki eksikliğe delalettir.

Bu sorun kolayca aşılabilecek bir sorun değildir. Bu gerilimi ve tartışmayı sürdürme iradesini korumak birincilidir, bu sorunla mücadelede. Ve tabi sınırlar üzerinde de tartışmayı gerektirmektedir.

İçinden geldiğimiz kültürel iklim ve kabul dünyasının sınırlayıcılıkları ile düşündüğümüzü bilmeliyiz. Bu yine içinden geldiğimiz muhalif kültür için de geçerlidir. Muhalif kültürün muhafazakarlığı es geçilebilecek bir konu değildir.

Kooperatifler yalnızca balık vermekle veya balık tutmayı öğretmekle kalmaz, balık sektöründe bir devrim yapana kadar durmaksızın çaba harcarlar. Balık verenleri, günü kurtaranlar olarak nitelendirirler. Ekonomik durumu iyi olmayan insanlara günlük yardımlar yapmak yerine uzun vadede iş imkânı sağlayarak kendi ayakları üzerinde durmalarını sağlarlar. Türlü sıkıntılarla boğuşan çiftçinin derdini dinleyip akıl vermek yerine problem çözme yeteneğini, işbirliği becerisini, kullanarak sorumluluk alarak sorunu çözerler. Geniş kapsamlı toplumsal sorunları tespit etmek ve çözüm yolları bulmak için kooperatiflere ihtiyaç vardır. Çünkü bir kooperatif, bütün sistem değişene kadar durmaksızın çalışmalarını devam ettirebilecek vizyon ve kararlılığa sahiptir. Bu vizyon ve kararlılığı da halkın içinden olmalarından ve halkın durumunu çok iyi bilmelerinden alırlar

Tarımsal alanda faaliyet gösteren kooperatiflerin her biri tarım faaliyetlerini arttırma, çiftçileri koruma ve birlikte işleyişi sağlama esası üzerine kurulmaktadır. Bu nedenle her yapı için olduğu gibi tarımsal alanda oluşturulan kooperatiflerin de; üretim faaliyetleri, dayanışma, işbirliği ve benzeri hususlar açısından büyük önemi olduğunu söylemek mümkündür.

Kooperatifler, kapitalizme karşı bireyleri birleştirerek, iktisadi olarak savunmalarının sağlanması ile birlikte, ortaklarının özel mülkiyet ve işletme büyüklüklerini de korumaktadır. Kooperatifler, ortakları ortaklaşa bir iktisadi hedef kapsamında birleşerek, onların iktisadi olarak bağımsızlık ve özgürlüklerini de önemsemektedir

Kooperatifler, sivil toplumun iktisadi örgütü, çiftçi, esnaf, işçinin iktisadi savunma aracı denilebilir. Bir başka deyişe kooperatifler, iktisadi olarak etkinlikte bulunan sivil toplum örgütleridir. Bu nedenle daha geniş kapsamda etkinlik gösteren örgütler olarak kooperatifleri sendikalara benzetebiliriz. Bireylerin toplumsal ve iktisadi alandaki kalkınmalarını artırmada ve hızlandırmada, yaşam seviyelerinin yükseltilmesinde, üretimde miktar ve kalite olarak artırımında, tüketim anlayışının denetiminde kooperatifçilikten önemli seviyede yararlanılmaktadır.

Tarımın evriminde gönüllülük ilkesini korumak gerekmektedir. Ne el koyma, ne zorlama olmalıdır. Kooperatifçilik, eğer genişleyip gidecekse, doğal yöntem gibi gelmelidir. Kişisel davalarla uğraşan, belki de kooperatif ortaklığından daha iyi şeyler yapan veya kendi kişisel hayatını yaşayan bireysel çiftçiler her zaman bulunacaktır.

Kooperatifçiliğin de insanlar gibi eksiklikleri vardır. Ancak bu durum kazanç kısmı için geçerli değildir. Kazanç işinin kendinden ayrılmaz nitelikleri vardır, insanlardaki kazanç severlik bencilliğin gelişmesine yardım eder; kooperatifçilik insanları daha az bencil olmaya ve bundan dolayı, bugünkü yarışçı ekonomik savaşta daha az yetkili kılmaya yöneltmektedir. Bencillik, eğrilik ve elverişsizlik her zaman kooperatifçiliğe karşıt eylemlerdir. Kooperatifçiliğin birçok kez karşılaştığı güçlüklerden biri toplumun ekonomik bakımdan zayıf ve tecrübesiz elemanlarının kuvvetli ve tecrübeli elemanlarıyla rekabetini yansıtmasıdır. Rekabetin şartları kuvvetli ve tecrübeli olanın kontrolündedir. Bu sistemde halk kazanç sistemine alışmıştır, kanunlar ve kullanımlar da onun lehine olmakta, aynı zamanda hükumet yardımını arkasında bulmaktadır.

Kooperatifçilik geçimsizlik ruhuna aykırıdır. O yaratıcıdır ve dünyanın bütün hakkını-iş, ırk, din veya toplumsal duruma bakmadan- kendisine katılmaya ve onun yönetiminde eşit haklardan faydalanmaya çağırmaktadır. Ona katılan ne kadar çok olursa, başarı o kadar büyük olmaktadır. Bu, onun insancılığının mihenk taşıdır. O, hiçbir zaman imtiyazlı bir sınıf yaratmak istememekte herkesi kucaklamaktadır. Bu, kooperatifçiliğin kuramıdır.

Kooperatifler tek başlarına her çeşit hizmeti ucuz ve nitelikli olarak ortaklarına götüremezler. Bu nedenle her seviyede çeşitli iş birliklerinin kurulması önem taşımaktadır. Bu ilkeye göre, aynı alanda çalışan kooperatifler aralarında iş birliği kurmaktadırlar. Buna yatay iş birliği denir. Böylece kooperatifler, birlikler, üst birlikler oluşturabilmektedirler. Farklı alanlarda çalışan kooperatifler arasında da iş birlikleri olmaktadır. İş birlikleri birbirlerini tamamlayan kooperatifler arasında gerçekleştirilirse bunlara dikey iş birlikleri denir. Örneğin, tüketim kooperatifleri, aralarında iş birliğine gidip sattıkları malları ortak olarak daha ucuza alabilecekleri bir üst örgüt oluşturmakta veya bir tüketim kooperatifi yağ üreten bir kooperatifle iş birliğine gidip satacağı yağları o kooperatiften almaktadır.

Sermayecinin ağır şartlarına boyun eğmemek; dayanışma ile hareket edip insanlar arasında rekabetin yerine kardeşliği hakim kılmak; el birliği ile çalışarak aracıların kazandıkları paraları ortaklara dağıtmak; alış verişte aldanmamak ve aldatmamak; karın, çıkarın yalnız maddi olmadığını anlayarak, buna inanarak manevi, toplumsal kar ve menfaatlere de layık oldukları yeri vermek; dahası ortakların seviyelerini yükseltmek; onlara kişisel çıkarları yanında bir de ortak duygu ve görev vermek kooperatifçiliktir.

Her yapıda olduğu gibi kooperatifçilikte de düşünsel ve somut birtakım temeller olduğu bilinmektedir. Türkiye’de kooperatifçilik alanında düşünsel temel göz önüne alındığında bu hususun kooperatif ortağı olanların veya köylülerin ürettikleri ürünler ve nakit paraya dair taleplerinin yanında ürünlerinin pazarlanması ihtiyacı olduğu görülmektedir. Diğer bir ifadeyle kooperatifçilik yapısının tarım satış alanında ortaya çıkışı bahsettiğimiz yapılara dayanmaktadır. Nitekim geçmişten günümüze tarımsal alanda üretim yapanların hem girdi taleplerinin karşılanması hem de ürünlerinin pazarlanmasına dair yaşanan sıkıntılar tarım sektörü alanında Türkiye’de yaşanan en büyük sorunların başında gelmektedir. Bu hususun bu denli büyük bir sorun olması özünde kooperatifçilik faaliyetlerini doğuran sebeplerden biri olarak da ele alınmaktadır. Nitekim yaşanan bu sorunların en kolay şekilde çözümlenmesi için temeli ortaklığa dayanan ticari faaliyetlerin gerçekleştirilmesi ve üreticiler arasında dayanışmaya yönelik bir ilişkinin olması gerekliliğidir.

Bir ürünün en geniş kesimlere ulaşımını sağlayacak materyallerin yaratılması için gereken ulaşım noktaların düzenlenmesidir. Kooperatifler bu işlerin en geniş yaygınlık alanını oluşturmada ortaklarına yaslanmak zorundadır. Zira kooperatifler kendi ortaklarının talepleri doğrultusunda ortaya çıkan her olgunun ortak pazarlayıcısıdır. Bu ortak amacın ortakları ya da bileşenleri kendilerine ait bu ürünlerin yaygın bir şemaya bürünmesinde gönüllü görev alacak ve buna hizmet eden davranışlar benimseyecektir. Sadece fikrin ya da ürünün geniş bir yelpazeye ulaşmasını sağlamakla kalmayacak yeni ortakları da dahil ederek kapsamı genişletecektir.

Kooperatifleşmenin tarım sektöründeki önemi ve tarım sektörüne katkısı bilinen bir gerçektir. Kooperatifleşme hem üreticilerin refahı hem de tüketicilere güvenilir gıdanın ulaştırılabilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Türkiye’de tarımsal kooperatifleşmeye üretim öncesinden başlayarak tüketiciye ulaşana dek girdi tedariki, sulama, kredi ve pazarlama hizmeti gibi farklı üretim aşamalarında ya da bu aşamaların hepsini bütünsel olarak ele alarak hizmet vermek suretiyle farklı yapılanmalar şeklinde karşılaşılabilmektedir.,

Tarım riskli olmasının yanı sıra belirsizlik unsuru da taşımaktadır. Belirsizlik, kontrolü zor olan üretim veya yatırım kararlarından kaynaklanmaktadır. Tarımda risk ve belirsizlik sonucu, fiyatlarda dolaylı olarak da gelirde istikrarsızlık yaşanmaktadır. Bu istikrarsızlık, tarımda devlet desteğini gerekli hale getirmektedir. Ancak tarımsal nüfusun fazla ve parçalı olması köylü işletmelerinden oluşan bir tarımsal yapıda risk ve belirsizlik faktörleri daha çok hissedilmektedir. Buna örgütsüz veya yetersiz örgütlenmenin olduğu bir tarımsal nüfus eklendiğinde sorun daha büyük bir hal almaktadır.

Köylerin küçük ve dağınık olmasının ekonomik olduğu gibi sosyal sonuçları da bulunmaktadır. Küçük, dağınık, köyler, toplumsal hareketliliği önlemesi bakımından dikkat çekmektedir. Hareketlilik, toplumsal ve ekonomik ilerlemenin ana temellerinden biridir. Toplumsal hareketliliği olmayan toplumların halkı içe kapanık ve donuktur. Böyle bir ortam ekonomik ve toplumsal kalkınma için olumsuz bir durum yaratmaktadır. Küçük ve dağınık köylerin halkı, demokratik yaşayışta toplumsal bir güç olmaktan uzaktır. Diğer yandan köylerin dağılma ve parçalanmaları, toplumsal dayanışmayı da engelleyen bir etkendir

Örneğin; ufak tarlalara sahip elli çiftçi ayrı ayrı sahip oldukları toprak ile asgari düzeyde yaşayabilmekte ve hiçbir zaman küçük tarlalarından büyük bir çiftçi gibi kar elde edememektedir. Kazançları ancak yaşayabilmelerine yeterli geldiğinden ayrı ayrı elde edecekleri gelirler ile gerekli olan alet ve edevatı satın alıp karlarını arttıramazlar. Bu sebeple hayatlarının sonuna kadar aynı hayatı geçirmeye mecbur kalmakta, hatta çoğu zaman eskiyen, kırılan, bozulan araçları tedarik edemeyip bir kat daha sefalete mahkum olmaktadırlar.

Yaşadıkları handikaplara, şirketlere kıyasla bürokratik engelleri daha fazla deneyimlemelerine, kooperatifçiliğin neoliberal politikalarla birlikte gözden düşürülmüş bir üretim alternatifi olmasına rağmen günümüzde sosyal ve çevresel boyutları da bünyesinde barındıran ve işçi sınıfıyla (gerek ürün hasadında gerekse ürünün fabrikada işlenmesi sürecinde) kazan-kazan ilişkisi geliştirmeye odaklı bir tarımsal kalkınma kooperatifçiliği modelinin, verili tarımsal krize karşı en önemli ekonomik ve sosyal alternatifi oluşturacağını ileri sürebiliriz.

Tarımsal ürünlerin geleceğinin gün geçtikçe belirsizleştiği, tarımsal üretim ve istihdamın azaldığı, yansımasının hem üreticinin hem tüketicinin kaybetmesi olduğu günümüz ortamında alternatif model tarımsal üretim ve pazarlama kooperatifleridir.  Kooperatiflerle toplumlar arasında ilişkiler kurmak önemlidir. Her kooperatifin kendi çıkarlarından uzaklaşmaya ve genel anlamda halkın çıkarlarına ve ihtiyaçlarına odaklanmaya başlamasının en iyi yolu budur. Kooperatiflerin, sadece kendilerini oluşturan grubun çıkarlarına hizmet etmek gibi dar yönelimlerin üstesinden gelebilmeleri sağlanmalıdır. Bunu yapmanın bir yolu, toplumun geri kalanıyla organik bağları güçlendirmektir. Bu nedenle onları birbirleri arasında ilişki kurarak rekabetçi bir tarzda değil, işbirlikçi bir tarzda birbirlerine bağlamaya teşvik etmek gerekmektedir. Bazı durumlarda, bunların etkinliklerini ticari faaliyetlerden soyutlanmadan eklemlemek mümkün olabilir

Kooperatif ortaklıkları, ortakların ekonomik çıkarlarını ve özellikle geçimlerine ilişkin gereksinmelerini karşılıklı yardım ve dayanışma yoluyla sağlamak ve korumak amacıyla kurulmaktadır. Kooperatiflerde temel amaç, kazanç elde edip bunu ortaklarına dağıtmak değil, ortaklarının gereksinimlerini hep birlikte kolay ve ucuza sağlamaktır.

Kooperatifçilik, serbest pazar ekonomilerinde zayıflıkları azaltarak çeşitli ekonomik aktörlerin, ekonomik sistemde yer ve söz sahibi olabilmeleri açısından  denge sağlamaktadır. Bu sebeple, piyasa ekonomisinin hakim olduğu pek çok gelişmiş ülkede, kooperatiflerin gelişmesini ve çalışma koşullarının iyileştirilmesini destekleyen düzenlemeler yapılmıştır.

Kooperatifler, etkinlik konularıyla alakalı yapmış oldukları çalışmalarda sosyal sorumluluk bilinciyle davranan kuruluşlardır. Kooperatifler, ortaklarının ihtiyaç ve isteklerini giderirken, etkinlikte bulundukları toplumun sürdürülebilir kalkınması için de çalışmaktadır.

Kooperatif demek, iş birliği demektir. Kooperatifler başarılı olabilmeleri ve gerek kendi ortaklarına gerekse içinde bulundukları topluma yararlı olabilmeleri ve daha fazla hizmet sunabilmeleri için bölgesel, ulusal ve uluslararası düzeyde işbirliği yapmaları ve üst birlikler şeklinde örgütlenmeleri gerekmektedir. Gerçekten kooperatifler, ancak bir birleriyle sıkı bir işbirliği yaparak etkilerini azamiye çıkartabilirler. Kooperatifler yerel düzeyde daha başarılı olabilirler; fakat bu yeterli değildir. Bu nedenle kooperatifler, bir taraftan yerel düzeyde daha başarılı olmanın avantajlarından yararlanırken, diğer taraftan geniş ölçek ekonomisinin avantajlarından da yararlanabilmek için geniş ölçekte örgütlenmeye sürekli çaba harcamalıdırlar.

Ortaklarına yararlı ve verimli hizmet sunabilmek ve kooperatif hareketi güçlendirmek amacıyla, bütün kooperatiflerin diğer kooperatiflerle yerel, bölgesel, ulusal ve uluslar arası düzeylerde işbirliği yapması gerekir. Yatay bütünleşme yoluyla birim kooperatiflerin, bölge birlikleri ve ulusal birliklerle işbirliği yapmaları mümkündür. Ulusal düzeydeki işbirliği ile de yetinmemek, uluslararası ilişkilere ve bir birlik altında toplanmaya önem vermek şarttır. Uluslararası Kooperatifler Birliği (ICA), dünya ölçeğinde bu işbirliğinin en güzel örneğidir. Bu şekilde kooperatifler aracılığı ile bilgi alış verişi, dünya ticaretinin gelişmesi ve barışın gerçekleşmesi kolaylaşmaktadır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir